Partİ Programı


ÖZET
Bu program, ulusal ve küresel gerçeklerin doğru analiz edilerek, Türkiye’nin dünyada lider olması için hazırlanmış tarihi bir belgedir. Programımızla, kurucu iradeden gelen çağdaş cumhuriyet ve ulus devlet ilkeleri esas alınarak, yeni bir ulusal dirilişin reçetesi hazırlanmıştır. Biz, bu ülkeyi ağır koşullara mahkûm eden iktidar ve onu koltuk değnekliği göreviyle 18 yıl ayakta tutan muhalefetin artık ülkemizin sorunlarına çözüm olacağına inanmıyoruz. Bu bakımdan, partimiz yeni bir uyanışın, dirilişin, atılımın ve toparlanmanın adresi olacaktır.
  • Amacımız, iktidar olmak ve tam teşekküllü demokrasi tesis ederek tek adam yönetimi ile onun yarattığı tahribata son vermektir.
Türkiye, iktidarımızda yerkürede özgürlüğün, adaletin, üretimin, ekonomik zenginliğin, refahın, eşitliğin, huzurun, diplomasinin, bilimin, sanatın, kültürün ve dijital teknolojinin yeni merkezi olacaktır.
  • Rehberimizbilimdir.
  • Mücadelemiz, cehalete ve sefalete karşı verilecektir.
  • Partimizde yer alacakların;
  • Yüce Atatürk’le,
  • Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Bayrağıyla,
  • Türk Milletiyle,
  • Üniter yapımızla bir sorunu olmayacaktır.
  • Din, inanç, mezhep, etnik veya kültürel farklılıklarımıza saygılı olacak ve bunları siyasi malzeme yapmayacak, her türlü terör ve şiddete karşı olacaktır.
  • Bu ilkeleri kabul eden her kesimin ortak adresiyiz.
Partimiz, bir tercihten değil, halkımızın ortak beklentisi ve ihtiyacından dolayı kurulmuştur. Bu bakımdan, sıradan bir görev ve misyon üstlenmeyecektir. Mevcut olağanüstü şartların gerektirdiği köklü ve dönüştürücü bir misyonu yerine getirecektir. Bu anlayıştan hareketle, programımızda yer verilen öneriler klasik bir seçimdeoy devşirmenin ötesinde hedefler gözeterek, halkımızı güncel ihtiyaçlarına cevapverecek şekilde planlanmıştır. Hedefimiz, 1938’de kesintiye uğrayan Yüce Atatürk’ün başlattığı modern ve güçlü bir toplum ile güçlü bir milli devlet yapılanmasına vücut vermektir. 
  • Yüce Atatürk’ün 1919’da başlattığı milli mücadelenin 101. yılında kurulan Partimiz,
  • Tek adam yönetimine karşı milli iradeyi ve kurumsal demokrasiyi,
  • Ben değil biz demeyi,
  • Baskı ve zulme karşı cesaret ve özgürlüğü,
  • Haksızlık ve hukuksuzluğa karşı adaleti,
  • Alt kimlik siyasetine karşı TürkMilletinin birliğini ve bütünlüğünü,
  • Farklılıklarımızıkültürel zenginliğe dönüştürmeyi,
  • Nefret diline karşı sevgi ve hoşgörüyü,
  • Yandaşlık ve ayrımcılığa karşı vatandaşlarımızın fırsat eşitliğini,
  • Biat kültürüne karşı sorgulamayı,
  • Azınlığın saltanatına ve devletin aile şirketi gibi yönetilmesine karşı ülkemizin ve Türk Milletinin hak ve menfaatlerini korumayı,
  • Yandaşlara rant sağlama aracına dönüşen ithalata karşı ihracatı,
  • Verimsiz/plansız borçlanmaya karşı bütçe disiplinini,
  • Savurganlığave israfa karşı tasarrufu,
  • Plansızlığa karşı planlamayı,
  • Tüketime değil üretime yatırım yapmayı,
  • Yolsuzluk, rüşvet ve adam kayırmaya karşı şeffaflığı, liyakati ve denetimiilke edinmiştir.
Yakın zaman içinde rejim kökten değişmiş, halkımız ayrıştırılmış, fakirleştirilmiş, özgürlüğü elinden alınmış ve demokrasimiz ağır bir darbe almıştır. Türk Milleti alt kimliklere bölünmüş, halkı birleştireceği iddiasında olan siyasi partiler bile alt kimlik siyasetiyle toplumu ayrıştırmış ve kavgalı hale getirmiştir. Bugün ne devletin adaletinden, demokratik karakterinden ve kurumsallığından, ne de bir avuç azınlık dışında halkımızın zenginliğinden, özgürlüğünden ve bütünlüğünden söz edilebilir. Cumhuriyetimizin birçok ekonomik değerleri tek tek yabancılara ve yandaşlara peşkeş çekilmiş ve halen çekilmektedir. Milyonlarca işsizler ordusu, yüzbinlerce atanamayan öğretmen, geleceği konusunda umutsuz milyonlarca genç, kredi borcunu ödeyemeyen milyonlarca vatandaş, iflas eden sayısız şirket, yüksek vergi ve zamların altında ezilen milyonlarca insan, açlık sınırının altında yaşayan 10 milyondan fazla emekli ve çalışan, yoksulluk sınırının altında  yaşayan insanlar sorunlarına çözüm beklerken, kamu kaynaklarının bencilce ve şahsi çıkarlar için saçıp savurulması ve sorunların çözümüne kayıtsız kalması asla kabul edilmeyecek düzensizliklerdir.
  • Bu düzen adaletsizdir ve baştan aşağı değiştirilecektir.
Türkiye, jeostratejik konumu, doğal ve insan kaynakları açısından bir hazinenin üzerine oturmuş olmasına rağmen, içinde bulunduğu mevcut yapısıyla maalesef büyük potansiyeliyle eşdeğer bir üretim yapamamakta, gençlerine güzel bir gelecek hazırlayamamakta, teknoloji üretememekte, dijitalleşme çağının gereğini yapamamakta, kaynak ve insan kitlesinin envanterini dahi bilmemekte ve yönetememektedir. Bu durum ise, Türkiye’yi iç ve dış borç sarmalına boğmakta, iğneden ipliğe ithalatçı politikalara mahkûm kılmaktadır. Hal böyle olunca; ülke, tarımdan tutunda, teknoloji, gıda, ilaç, araç, enerji, sanayi gibibirçok alandaithalatçı bir ülke sınıfına sokulmuştur. Bu yüzyıl ARGE’ye yatırım yapan, yüksek teknolojiyi, ilacı, iletişimi, enerjiyi, gıdayı ve silahı elindebulunduranlarındünyaya hükmedecekleri bir yüzyıl olacaktır. Ne yazık ki ne hükümet ne de muhalefet bu durumun ciddiyetinin farkındadahi değildir. Diğer yandan, yolsuzluk, yoksulluk, adam kayırma, eşitsizlik, ayrımcılık, liyakatsizlik, denetimsizlik ve adaletsizlik hiçbir dönemle kıyaslanamayacak kadar yaygınlaşmış ve sıradan hale dönüşmüştür.  Şeffaflık ve hesap verme tarih olmuştur. Güçlüler, güçsüzleri ezmekte, sosyal barış ve adalet iyice yok olmaktadır. İktidar ve muhalefette yer alan partiler, ülkemizin ve halkımızın gerçek gündeminden uzak, faydasız tartışmalarla milleti oyalamaktadırlar.
  • İktidar ve muhalefet birbirininkarbon kopyasıdır.
Siyasette koltuk ve rant kavgası, ülke ve millet için verilen kavganın önüne geçmiştir. Kin ve nefret dili ile yalan ve iftira, siyaset kültürü haline dönüşmüştür. Halkı doğru bilgilendirmesi ve iktidarın faaliyetlerini denetlemesi gereken demokrasinin dördüncü gücü olan medya görevini yap(a)mamaktadır. Gelinen aşamada ne iktidar ne de muhalefet ülkemizi içine sürüklendiği çıkmazdan kurtarabilecek bir vizyona sahip değildir.   Artık sözün bittiği noktadayız. Geçmişimize, maneviyatımıza, tarihimize ve Yüce Atatürk’ün manevi mirasına ve ideallerine aykırı olan bu durumun sürdürülmesi mümkün değildir. Herkesin düşündüğü ama cesaret edip söyleyemediği konuları hep birlikte çözme zamanı gelmiştir.Köklü değişiklikler yaparak modern, demokratik, güçlü ve güvenli Türkiye’nin inşasımümkündür. Halkımızın ihtiyaç ve özlem duyduğu da budur. O nedenle Partimiz, ülkesi ve milleti için canını feda edeceklerin, cesur yüreklilerin ve yurtseverlik damarı şaha kalkmış vatanseverlerin partisidir. Partimiz, bundan böyle vatandaşlarımızın ortak sesi ve milli irademizin simgesidir. Partimiz, Çanakkale ve Kuvayı Milliyeruhunun bugünkü temsilcisi, tam bağımsız milli bir çıkıştır. Partimiz, şahsi ve parti yandaşlarının çıkarları için değil, bütün vatandaşlarımızın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarı ve selameti için yola çıkmıştır. Bu oluşum, halkımızı ortak bir ideal etrafında birleştirerek, devrim niteliğinde, yeni bir vizyonla partileşmiştir. Amacımız; muhalefette kalmak değil ilk seçimde iktidar olmaktır.
ANAYASA VE YÖNETİM MODELİ
Anayasanın ilk dört maddesi ile devrim yasalarını koruyan 174. Maddesi dışında mevcut anayasayı, özgürlük, demokrasi, adalet, liyakat, güçler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü temelinde sil baştan yeniden düzenleyeceğiz. Devleti, şeffaf ve halkına hesap verebilir şekilde yeniden inşa edeceğiz. Çağdaş, demokratik ülkelerde var olan, denenmiş ve olumlu sonuçları alınmış, iyi örnek uygulamaları da dikkate alarak yeni bir yönetim modeli önereceğiz.
EKONOMİ, FİNANS VE VERGİ
Ekonomide serbest teşebbüsü destekleyeceğiz. Bununla birlikte, ekonomide stratejik alanlarda planlama ve devletin rolünü ön plana çıkaracağız.
  • Bu bağlamda, eğitim, enerji, gıda, ilaç, madenler, tohum, limanlar, iletişim, bankacılık, uzay çalışmaları, savunma sanayii gibi stratejik önemi haiz, devletin ve milletin bekasıyla ilgili alanlarda, devletin rolüne yer vereceğiz. Devletin ekonomideki yönlendirici rolü üretimi desteklemek olacaktır.
 Yabancı sermayenin ülkemize girişini kolaylaştıracak ve teşvik edecek siyasi, bürokratik, ekonomik ve hukuki güven ortamını sağlayacağız. Ancak, bu mevcut milli tesis ve kaynaklarının satışı veya dışa aktarılması şeklinde değil, üretim amaçlı olacaktır. Stratejik tesislerin yabancılara satışını engelleyeceğiz.
  • Ülkede yeniden planlı ekonomiye geçiş için Devlet Planlama Teşkilatını tekrar kuracağız.
  • Yap-İşlet-Devret modelini kamu yararına işleteceğiz.
  • Dijital para sistemine geçeceğiz. Halkımızın bin bir emekle verdiği vergilerin denetimsiz harcanmasına ve kayıt dışı ekonomiye son vermek amacıyla kâğıt ve madeni paraya son verip,dijital paraya geçeceğiz. Böylece her şeyi kayıt altına alacağız. Dijital para kartlarını, üzerinde Atatürk’ün resmi ve Türkiye Cumhuriyeti yazacak şekilde düzenleyeceğiz.
  • Bankacılık sistemi üzerindeki yabancı etkinliğini azaltacağız.
  • Kamu bankalarını siyasilerin etkisinden kurtarıp, profesyonel bir yönetim yapısına kavuşturacağız.
  • Kamu ağırlıklı sektör bankaları kuracağız.
  • Merkez Bankasının özerkliğinikoruyacağız.
  • AB ile Gümrük Birliği Anlaşmasını halihazırda gümrüksüz dolaşan sanayi ürünlerine ilaveten, tarım ve hizmetleri de içine alacak şekilde müzakere edeceğiz. Eğer sonuç alamazsak, Gümrük Birliği Anlaşmasını toptan gözden geçireceğiz.
  • Komşularımızla, üçüncü dünya ülkeleri ve örgütleri ile Gümrük Birliği kuracağız.
  • İhtisas gümrükleri kuracağız.
DOĞAL HAYATIN KORUNMASI VE HAYVAN HAKLARI
İnsan, hayvan ve doğa birbirini tamamlayan bölünmez ve vazgeçilmez bir bütün olarak ele alınacak ve bu çerçevede, hayvan haklarını aynen insana tanınan haklar gibi sil baştan yeniden düzenleyeceğiz.
  • Hayvan hakları yasası çıkaracağız, hayvanlara yönelik şiddeti en ağır şekilde cezalandıracağız.
  • Yeşil Türkiye projesi kapsamında yaban hayatını desteklemek amacıyla üretim alanları dışında Yaban Hayatı Ormanları kuracağız.
  • Yaban hayatla ilgili göl, gölet vb. yerlerde bulunan kuş cennetlerini mutlaka koruma altına alacağız.
  • Yaban hayatı ve ekolojik dengeyi bozucu, sportif ve eğlence amaçlı avcılığı yasaklayacağız.
  • Hayvanat bahçesi, sirkler ve hayvanların kullanıldığı kâr amacı güden gösteri merkezlerini kapatacağız.
  • Denizlerimizdeki balık çeşitliliğini koruyacağız, Marmara Denizi gibi bozulan üreme alanlarını eski ekolojik dengesine kavuşturacağız.
KAMULAŞTIRMA VE ÖZELLEŞTİRME
  • Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yerine Kamulaştırma İdaresi Başkanlığını kuracağız.
  • Yabancılara verilen maden işletmeleri, kapatılan veya satılan ilaç fabrikaları, stratejik tarım işletmeleri, yap-işlet-devret modeline göre yapılıp garantiler yüzünden kamu zararına yol açan işletmeleri kamulaştıracağız.
  • Yabancılara satılan tarım arazilerini kamulaştıracağız.
  • Özelleştirilen şeker fabrikaları, tütün fabrikaları, SEKA fabrikaları, Sümerbank fabrikaları, gübre fabrikaları, Etibank işletmeleri ile strateji açısından ve ekonomik öneme sahip diğer işletmelerin durumunu kamu yararı açısından gözden geçireceğiz ve gerekirse kamulaştıracağız.
  • Limanlar, barajlar, havaalanları, şehir hastaneleri, stratejik maden sahaları, vs gibi stratejik yerleri kamulaştıracağız.
  • Yabancılara satılan savunma sanayi tesis ve hisselerini kamulaştıracağız.
  • Yabancılara satılan Telekomünikasyon ve iletişim şirketlerinin %51,00’i devlet hissesi olarak, %49,00’u geçen hisselerini ise ilgili yan sanayileri ile Kamulaştırma İdaresi eliyle özel sektöre devredeceğiz.
  • Üretime devam ettirme taahhüdüyle yapılan özelleştirmelerin sözleşmeye aykırı uygulamalarına son vereceğiz.
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE BALIKÇILIK
Gıda üretimi ve tohumda Türkiye’yi bölgenin ve dünyanın en büyük arz merkezi haline dönüştüreceğiz. Bunun için yeni bir idari düzenlemeye giderek, her ilde İl Tarım İdareleri kuracağız.
  • İl Tarım İdarelerinde;
  • Devleti, Vali, Belediye Başkanı ve heyeti,
  • Çiftçileri ise, arazi sahipleri ve fiilen arazileri işletenler temsil edecektir.
  • Bu, bilinen klasik kooperatifçilik değildir, yeni bir tarımsal üretim ve pazarlama modelidir. Bu yapının;
  • Üretim ayağına Ortak İşletme,
  • Pazarlama ayağına da Ortak Pazarlama
Ortak İşletme politikasında devletin görevi o yörede neyin üretileceğini belirleyerek, enerji, sulama, ilaçlama, gübreleme ve diğer hususları çiftçilere ücretsiz temin etmek olacaktır.
  • Tarımsal girdilerin düzenli ve etkin temininden Tarım İl İdaresinde devleti temsil eden Vali, Belediye Başkanı ve heyetleri sorumlu olacaktır.
  • Üretim, işçilikve hasılayı Ortak Pazarlama’ya tesliminden çiftçiler sorumlu olacaktır.
  • Böylece çiftçi sadece üretecek ve pazarlama ile uğraşmayacaktır.
Amacımız; tarımsal üretimi planlama, tarımsal arazilerden en etkin şekilde yararlanma, çiftçiye kazandırma ve tarımsal üretimi arttırma ve kolayca iç ve dış pazara sunmaktır.
  • Bu modelde İl Tarım İdaresi, tarımsal girdileri nasıl temin edeceğini de kararlaştıracaktır. Tarım alanlarının ölçütüne göre ayrıca il veya bölge bazlı tohum ve gübre üretim merkezleri kuracağız.
  • Tarımda alternatif enerji kaynaklarından yararlanacağız. O ilin durumuna göre alternatif enerjiyle üretilecek enerji tarım alanlarının ekiminde, dikiminde, taşımada ve ürünlerin işlenmesinde kullanılacaktır.
  • Tarımda yüksek teknoloji ve dijitalleşmeye geçeceğiz.
  • Tarım ürünlerinde kota uygulamasını kaldıracağız.
  • Organik tarımı destekleyeceğiz.
  • Üretici ve tüketiciyi korumak için tarım ve hayvansal ürünlerde taban ve tavan fiyat uygulayacağız.
  • Gıdada fiyat terörünün önüne geçeceğiz.
  • İl bazlı markalar oluşturacağız.
  • Kenevir üretiminden ekonomik açıdan azami yararlanacağız.
  • GAP projesinin ihmal edilen sulama ve tarım tesisleri tamamlayacağız.
  • Türkiye’de üretilen tarımsal bir ürününün ithalatına yüksek gümrük vergileri uygulayacağız.
  • Yerel üreticiyi koruyacağız.
  • Yabancı tohum ithaline, Türkiye’de olmayan yeni bir ürün hariç kısıtlama getireceğiz.
Bu modelde 17 milyar dolar olan ihracatımız 150 milyar dolara erişecek, kırsalda 4,5 milyona gerilemiş nüfus ters göçle 20 milyona çıkacak, şehirlerimize yığılan 6 milyon işsize bu alanda istihdam alanı açılacaktır. Tarımsal ihracatı kolaylaştırmak için, Hatay’dan Ardahan’a kadar sınır boyunca komşularımızla ortak üretim alanları oluşturacağız. Bunun için komşularımızla ikili anlaşmalar yapacağız. Tarımsal sanayi ve böyleceözellikli ve öncelikli olarak tarıma elverişsiz Ortadoğu çölünün gıda ihtiyacı ile petrol, doğalgaz ve savunma sanayi dışında üretimi olmayan ülkeleringıda ihtiyacı ülkemiz tarafından karşılanacaktır. Bu modelle, devlet kazanacak, çiftçi ve üretici kazanacak ve işsizlik azalacaktır.
  • TOKİ’ye kırsalda modern ve yaşanabilir köyler inşa ettireceğiz.
Yeni tarım modelimizle birlikte, kırsala dönük ters göç başlayacak ve şehirlerin yükü azalacak hem yaşanabilir köyler hem yaşanabilir şehirler ortaya çıkacaktır. Bölgeselgelişmişlik farklılıkları azaltılacak, köyde yaşamak hem rahatlık hem kazanç açısından avantajlı hale gelecektir.
  • Fert başına köye dönüş ulaşım ve yerleşim desteği vereceğiz.
  • TOKİ Tarım köy projesi kapsamında ev, ahır, sera, soğuk hava depoları vs. desteği vereceğiz.
  • Hayvancılıkta yeni bir politika uygulayacağız.
  • Et ve canlı hayvan ithalatına son vereceğiz. Canlı hayvan ithalatı ancakyeni ve verimli ırkların geliştirilebilmesi maksadıyla yapılabilecektir.
  • Besi hayvancılığını teşvik edeceğiz ve verimli ırk yetiştirme çiftlikleri kuracağız.
  • Halk sağlığını tehlikeye sokan gıda üreticilerine ağır cezalar verip, gıda sektöründe çalışmasının önüne geçeceğiz.
  • Bölgelerin üretim özelliklerine göre, tarım, hayvancılık, balıkçılık, dokumacılık, ağaç işleme, mobilyacılık ve el sanatları gibi uzmanlık gerektiren konularda, üretimin yapıldığı yerlerde konularına göre Meslek Okulları açacağız.
MADENLER, YER ALTI VE YER ÜSTÜ DOĞAL KAYNAKLAR
Yer altı, yer üstü ve kara sularımızdaki doğal kaynaklarımızın devlet eliyle çıkarılması ve değerlendirilmesi bağımsızlık ve egemenliğimizin vazgeçilmez unsurlarındandır.
  • Bir ülkenin doğal kaynakları üzerindeki hakimiyeti devredilemez.
  • Yabancılara maden alanı satışına ve işletme hakkı devrine son vereceğiz.
  • Stratejik değeri olanmadenleri millî olarak işleteceğiz.
  • Ham maden cevheri veya yarı mamul ihracatını yasaklayacağız. İşlenmiş maden ihracatı yapacağız.
  • Yeraltı fosil kaynakların çıkarılmasında ekonomik yararın yanında kamu yararını da gözeteceğiz.
ENERJI
Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda bölgesel ve küresel enerji piyasasımilli enerji ve maden politikası ekseninde şekillenmekdurumundadır.
  • TPAO’yu, petrol ve petrol ürünleri için tek yetkili kurum yapacağız.
  • Enerjide dışa bağımlığı kırarak, her yıl dışarıya verdiğimiz milyarlarca dolar paramızın bir kısmını, yerli ve yabancı bilim insanlarının istihdamıyla kuracağımız Alternatif Enerji Üretimi ve ARGE Merkeziiçin harcayacağız. Türkiye’yi enerji ithal eden değil, enerji ihraç eden ülke konumuna kavuşturacağız. Enerji kaynaklarımızın kullanılması, üretilmesi ve işletilmesinde kendi teknolojimizi geliştirecek her türlü girişimi destekleyeceğiz.
  • Kendi nükleer enerji ve füzyon santrallerimizi kuracak düzeyde teknoloji geliştiren ülke konumuna geleceğiz.
  • Alternatif enerji kaynaklarındangüneş, rüzgâr, jeotermal, biokütle, dalga, hidroelektrik ve diğer enerji kaynaklarınıdevreye sokacağız ve enerjiyi ucuzlatacağız.
  • Fosil yakıtlar yerine, yenilenebilir enerji kaynakları üretimi için Alternatif Enerji Üretim Merkezi vasıtasıyla ücretsiz danışmanlık ve projedesteği vereceğiz.
  • Alışveriş merkezi, yüksek katlı binalar, konaklama tesisleri, toplu konut siteleri, eğitim kampüsleri, sağlık tesisleri, resmî kurumların sosyal tesisleri, ibadethaneler, askeri tesis gibi yerlerde yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmayı zorunlu hale getireceğiz.
  • Akarsularımızdan hidroelektrik enerjisi elde edebilmek için çevre ve doğaya zarar vermeyecek projeleri hayata geçireceğiz.
ÇEVRE
Çevreyi koruyarak gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmayı, vatandaşlık ve insanlık ödevi kabul ediyoruz.
  • Su, toprak ve hava kirliliğinin önlenmesi, küresel ısınmanın azaltılması amacıyla uluslararası sözleşmelere uyulması konusundaki denetimler arttırılacak, caydırıcı yaptırımlar getirilecektir.
  • ÇED Raporları ilgili bakanlıklar, meslek örgütleri ve üniversitelerin denetimine tabi tutulacak, mevcut alınmış ÇED raporlarının günün şartlarına göre yenilenmesi sağlanacaktır.
  • Tüm yerleşim yerlerinde kamusal alanda ve bireyselçevre koruma bilincini geliştirerek katı ve sıvı atık yönetim birim ve tesisleri kuracağız.
  • Kâğıt, cam, metal, plastik, kullanılmış yağ vs. gibi evsel atıkların ayrı ayrı toplanmasını sağlayacağız.
  • Doğal ve tarihsel zenginliklerimizi koruyarak, ülkemizin bitki ve hayvan varlığını teminat altına alacağız.
  • Ormanlık ve tarımsal alanların sanayi ve imara açılmasının önüne geçerek, yanan ormanlarımız ve orman vasfını kaybetmiş alanlar için ağaçlandırma çalışmaları yaparak, doğal denge ve zenginliğin korunmasını sağlayacağız.
DİJİTAL KENT
Türkiye sanayii devrimini maalesef kaçırmıştır. Şimdi dijitalleşmeyi de kaçırmamak için bu alanda radikal bir adım atarak, Avrupa’nın en büyük Dijital Kenti’ni kuracağız. Dijitalleşme hayatın, üretimin ve yönetimin her alanında yaygınlaştırılacaktır.
EĞİTİM
Yönetimin, üretimin, bilginin, kültürel gelişimin ve insani kalkınmanın ana unsuru olan eğitim en büyük önceliğimiz olacaktır. Eğitimi anaokulundan üniversite bitimine kadarparasız yapacağız. Eğitimdedijital sistemden azami yararlanacağız. Bilimsel, uygulamalı, sorgulayıcı, soyut düşünebilmeyi esas alan bir müfredata geçeceğiz.  Bunun için;
  • Eğitim müfredatının içeriğini sil baştan yeniden değiştireceğiz:
Eğitimin bütün evrelerinde; Atatürk’ü, cumhuriyetin kuruluş felsefesini, yurtseverliği, insanlığın evrensel değerleri ve birikimi ile tarihimizi, milli ve manevi değerlerimizi esas alarak, akla, bilime, özgürlüğe, ahlaka, insana, hayvana ve çevreye önem veren çağdaş bir eğitim modeli uygulayacağız. Müfredatın içeriğinin hazırlanması kritik önem taşıyacaktır. Bu işi, yine MillîEğitim Bakanlığı yapacaktır. Ancak, bunu bütün diğer alanlardaki kamu kurum ve kuruluşlar ile özel kuruluşların her alandaki liyakatli ve yetkin temsilcilerinin yer alacağı bir formatta düzenlenmesi zaruridir. Madem eğitim hayatın bütün alanlarını etkiliyor, o zaman hayatın bütün alanlarındaki liyakatli, öngörülü ve vizyoner yetkililerin müfredatın içeriğini çağdaş bir bakış açısıyla hazırlama zorunluluğu bulunmaktadır.
  • Eğitimde bilimi esas alacağız.
  • Ölçme değerlendirme öğrencinin bir sonraki aşamadaki okuyacağı okulu belirlemek amacıyla yapılacaktır.
  • İlk, orta ve lise öğrencilerini bulundukları aşamada aldıkları puanlara ve yatkınlıklarına göre farklı nitelikteki okullara yönlendireceğiz.
  • Eğitimi bir lüks değil, ihtiyaç olarak ele alacağız. Bu bakımdan, her doğan çocuğun mutlaka kendi zekâ ve beceresine uygun bir eğitimden yararlanmasını sağlayacağız.
  • Bu müfredatı öğretecek öğretmenler hazırlayacağız:
Bunun için; eğitim fakültelerinin sayısını öğretmen ihtiyacına göre yeniden düzenleyeceğiz.
  • Eğitim fakültelerinde okuyan bir öğretmen okulu bitince atanamama gibi bir sorun ile karşılaşmayacaktır.
  • Sözleşmeli öğretmen uygulamasına son vereceğiz, halen görevde olanların mevcut kadrolara atamasını öğretim yılı başında yapacağız.
  • Plansız ve ihtiyaçtan fazla açılan eğitim fakültelerini kapatacağız.
  • Öğretmenler için KPSS sınavını kaldıracağız.
Ayrıca, bu sistemde öğretmenlik sadece meslek olmayacak, aynı zamanda toplumun toptan dönüşümünü hazırlayan örnek ve saygın meslek olacağı için öğretmen ve öğretim üyelerinin maaşlarını da buna uygun düzenleyeceğiz.
  • Eğitim fakültesi öğrenim süresini 5 yıl olarak düzenleyeceğiz. Küreselleşmenin ve dijitalleşmenin olduğu bir çağda mezunlara en az 1 yabancı dili okur-yazar düzeyinde öğreteceğiz.
  • Bütçedeki en büyük pay eğitime ayrılacaktır ve eğitim zorunlu ve parasız olacaktır:
Hiçbir kamu kurum ve kuruluşunun bütçesi zorunlu bir durum ortaya çıkmadıkça, eğitime ayrılacak bütçeyi geçemeyecektir. Eğitimi olmayan bir ülkenin ne doğru dürüst bir yönetimi ne de üretimi ve gelişimi söz konusu olabilir. Eğitimde fırsat eşitliği önündeki bölgesel, ekonomik ve sosyal engelleri kaldıracağız. 12 yıllık zorunlu eğitimde öğrencilerin ulaşım, yemek, kitap, eğitim, araç ve gereçleri devlet tarafından karşılanacaktır.
  • Okullar ve üniversiteler ihtiyaçlara ve niteliklerine göre yeniden düzenlenecektir:
Yatılı bölge okullarına öncelik vereceğiz. Her ilin ve bölgenin nüfus, tarım, hayvancılık, balıkçılık, gıda, sanayi, araç, teknoloji, ilaç, gibi üretim potansiyeline bağlı olarak okul ve üniversite nitelikleri ile sayılarını belirleyeceğiz. İstisnai durumlar hariç taşımalı eğitime son vereceğiz.
  • Dijital çağa uygun bir eğitim verilecektir: 
Bu yüzyıl dijitalleşmeyi, yönetimin, üretimin, iletişiminin, kültür, sanat ve hayatın her alanında öne çıkaracak bir yüzyıl olacaktır. Bu gerçekten kaçış mümkün ve doğru değildir. Bu noktada, eğitim müfredatının içeriği ve eğitici kadronun yeni nesli bu küresel gerçekliğe uygun hazırlaması gerekmektedir. Toplumumuzun dijital çağın gerçekliğine kolay uyumu ve bu çağın sunacağı hizmetlerden en azami şekilde yararlanması da ancak yine eğitimle mümkün olabilecektir. Bu ise, doğru ve uygun bir müfredat, motivasyonu yüksek bir eğitici kadro ve bütçe ile sağlanabilir.
  • Yüksek Öğrenim Kurumları: 
  • YÖK’ü kaldıracağız. Yerine ‘Üniversiteler Arası Kurul tesis edilecektir. Her yıl bir üniversite rektörü kurula başkanlık edecektir. Üniversiteler Arası Kurul, üniversitelerin rektör ve dekanlarının seçimini yapacaktır. Her üniversite kendi temsilcisini kura ile belirleyecektir.
  • Üniversite sistemini kökten değiştireceğiz.
  • Üniversitelerimizi üniversal bir yapıya kavuşturacağız.
  • Üniversitelerinbilimsel özerkliğini sağlayacağız.
  • Üniversite sınavlarını kaldıracağız.
  • Yükseköğrenim öğrencilerinin yurt ihtiyaçlarını KYK bünyesinde gidereceğiz.
  • İl veya bölge bazında belirlenecek köklü üniversitelerin öncülüğünde, kaynakların verimli kullanılması için;akademik kadrosu ve fiziki şartları yetersiz, fakülte ve bölüm açısından öğrenci tercihinde cazibe merkezi olamamış, üniversite kimliği kazanamayan üniversiteleri; hami üniversiteye bağlı fakülte, yüksek okul ve meslek lisesi olarak değerlendireceğiz.
  • Üniversite eğitiminin yarısını üniversitelerde, diğer yarısı ise her öğrencinin bölümüne uygun alanlarda mesleğini icra edebilecek düzeyde pratik eğitimi alabileceği staj olarak yaptıracağız. Öğrencilere staj boyunca devletin belli bir ücret vererek, böylece istihdam eden kuruluşlara bir külfet oluşturmaması sağlanacaktır.
SAĞLIK
Toplum sağlığı kamu düzeninin olmazsa olmazıdır.Sağlıkta tasarruf ve kâr olmaz mantığından hareketlesağlık hizmetleri devlet tarafından ücretsiz sunulacaktır. Türkiye ilaçta tamamen ithalata ve yabancı şirketlere bağlıdır. Aynen enerji ve gıdada olduğu gibi ilaçta da yabancı bağımlılığının kırılması gerekmektedir. Bu amaçla milli ilaç endüstrisi kuracağız. Bu gerçekleştirilince Türkiye bölgesel tıp merkezi haline dönüşecektir. Böylece her yıl milyarlarca dolar paramız ithal ilaca ve yabancı ilaç firmalarına gitmeyecektir. Bu amaçla, iki önemli kurum tesis edeceğiz:
  1. Milli İlaç Üretim Kurumu
  2. Tıbbi Araç ve Gereç Üretim Kurumu
Bu çerçevede, milli üretimden ziyade, ithalat izni verenTürkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunuyeni kurulacak bu iki kuruma devrederek, milli üretimi başlatacağız.
  • İlaç ve diğer tıbbi malzeme üretimini yerli olarak üretilecek ve ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracağız.
Milli ilaç ve tıbbi malzeme üretiminde özel teşvik programları uygulayacağız. Bu alanda yatırımı kârlı hale dönüştüreceğiz.
  • Milli ilaç endüstrimiz kurulduğunda ülkemiz tıp merkezi haline dönüşecektir.
  • Dijital çağın bütün avantajlarından yararlanarak yeni bir sağlık modeli devreye sokacağız.
  • Nüfus artışını da dikkate alarak, yerleşik kamu düzeninin yeterli olması için kamusal sağlık modeli uygulamasına geçeceğiz.
  • Şehir hastaneleriniSağlık Bakanlığına devredeceğiz.
  • Üniversite hastanelerinin eğitim ve tedavi misyonu önündeki engelleri kaldıracağız.
  • Semt polikliniklerinin sayısını artıracağız.
  • Aile hekimliğini etkinleştireceğiz, koruyucu ve önleyici hekimliği yaygınlaştıracağız.
  • Ana ve çocuk sağlığı merkezlerini açacağız, ayrıca buralarda anne baba adaylarına ebeveyn eğitimi verilmesini sağlayacağız.
  • Yardımcı sağlık personeli eğitim kalitesinin yükseltilmesi için tedbirleralacağız.
KÜLTÜR, SANAT
Türk halkının ikinci bir aydınlanma devriminin gerçekleşmesini sağlayacağız.
  • Milli kültür bilinci çerçevesinde Milli Kültür Bakanlığını ayrı bir bakanlık olarak kuracağız.
  • Sanatı ve sanatçıyı baştacı yapacağız. Sanatçılarımızın taleplerini karşılamak amacıyla yasal düzenlemelerdeki eksikleri suretle gidereceğiz. Yöresel sanatçılarımız ve aşıklarımızı da güvenceye kavuşturacağız.
  • Müzeleri ve ören yerleri toplumun her kesiminin gezipgörebilmesiiçinburalarda alınan giriş ücretlerini kaldıracağız.
  • Türk Dünyası Bilim ve Kültür Kurumu ihdas edeceğiz.
  • Alfabemiz aynı kalmak kaydıyla, Anadolu lehçesinde yer almayan ancak Orta Asya Türk Devletleri ve Topluluklarında kullanılan bazı harfleri de öğreteceğiz. Böylece, örneğin Bişkek’te çıkan bir gazeteyi Ankara’daki kişi rahat okuyabilecek ve dil önündeki alfabe engelini aşacağız.
  • Ülkemizdekifarklılıkları hepimizin ortak kültür değeri ve zenginliği olarak görüyoruz.
  • Ülkemizde faaliyet gösteren her sanatçıyı mutlaka sosyal güvenceye kavuşturacağız. 
  • Kültür, Sanat, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Müzik vs. alanlarında fikri ve telif haklarının korunması için Türkiye Düşünce Hakları Kurumu oluşturacağız.
  • Kültürel etkinlik ve yayınlar için kamu desteği sağlayacağız.
  • Kültür ve sanat etkinliklerindeki KDV’yi kaldıracağız.
SPOR
Sporu sadece profesyonellerin yaptığı bir meslek olmaktan çıkaracağız, toplumun sağlığı ve dinamizmi için hayatın her alanına yayacağız.
  • Şehirlerde her türlü spor altyapısının kurulmasını planlayacağız ve teşvikle destekleyeceğiz.
  • Kentlerde bisiklet yolları yapılmasını zorunlu hale getireceğiz.
  • Yabancı sporcu transfer edilmesine sınırlandırma getireceğiz. Bir kulüpteki yabancı sayısı, yerli sayısını aşmayacaktır.
  • Ulusal liglerde mücadele eden spor kulüplerinin sportif faaliyet alanlarının yarısı kadar sayıda spor okulu kurma şartı getireceğiz.
  • Olimpik spor dallarına önem vereceğiz, amatör sporculuğu destekleyip, uluslararası rekabet edecek sporcular yetişmesi için teşvik ve koruma programları uygulayacağız.
BASIN-YAYIN
Özgür basın, halkın doğru haber alma garantisidir.
  • RTÜK’e üye atamasını siyasi etkiden kurtarıp özerk yapıya kavuşturacağız.
  • Basın ve yayın üzerindeki tekelleşme, sansüre, yandaşlığa ve trollüğe son vereceğiz.
  • Basın sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda Basın İlan Kurumunu yeniden düzenleyeceğiz ve yerel basını her konuda destekleyeceğiz.
  • Anadolu Ajansı ve TRT’yi tarafsız kurum olarak yeniden yapılandıracağız.
  • Elektrik faturalarındaki TRT payını kaldıracağız.
  • Basın mensuplarının özgür haber yapmasına imkân sağlayan özgürlükçü birbasın yasası çıkaracağız.
ÇALIŞMA HAYATI VE SOSYAL GÜVENLIK
Düşünsel veya bedensel gücünişveren-işçiilişkisinde bir mal veya hizmet üretmek için kullanılmasında, devlet-işveren-işçitarafları arasında eşitlik esasına göre düzenleme ve denetleme görevini yerine getirmek devletin asli görevleri arasındadır.
  • Çalışma hayatında, Devlet-İşveren-İşçi ilişkilerinden kaynaklanan sorunlarıçözecek, çalışma barışı sağlayacağız.
  • Klasik mesai kavramı mantığını değiştireceğiz ve bu bağlamda iş alanlarının niteliğine göre bazıalanlarda esnek ve uzaktan elektronik mesai uygulamasına geçeceğiz.
  • Kamuda işe alımlarda uygulanan mülakat sistemini istisnai kurumlarhariç kaldıracağız.
  • Sendika ağalığına son vereceğiz.
  • Sendika başkanlarının görevi siyasi partilere yanaşıp seçim zamanlarında aday olmak değil, temsil ettiği kesimin hak ve menfaatlerini korumak olacaktır.
  • Sendikaları ILO standartlarına getirerek, çalışan her kesiminin sendikalı olması için engelleri ortadan kaldıracağız. Sendika seçimlerinde delege sistemi kaldırılacak ve seçim üyeler tarafından yapılacak yasal düzenlemeler yapacağız.
  • İşveren ve işçi üzerindeki vergi yükünü hafifleteceğiz.
  • Asgari ücret üzerindeki bütün vergileri kaldıracağız.
  • En düşük emekli maaşı da asgari ücretin altında olmayacaktır.
  • Çalışanların yasalarla güvence altına alınmış yıllık izin, haftalık çalışma süresi, doğum izni, evlenme izni, askerlik, ulaşım, yemek, kıdem ve ihbar tazminatı vs. ihlal eden işletmelere ağır cezai yaptırımlar uygulayacağız.
  • Haftalık çalışma saati süresini azaltacağız ve fazla çalışmayı mutlaka ücretlendireceğiz.
  • İstifa eden çalışanın kıdem tazminatını devlet güvencesi altına alacağız, işsizlik sigortası güvencesi daha geniş kesimlere hizmet verecek şekilde düzenleyeceğiz.
  • Emeklilik yaşve süresini ülkenin şartlarına göre tekrar değerlendireceğiz, EYT mağduriyetineson vereceğiz.
  • SGK, BAĞKUR gibi emeklilik primleri kısmen çalışanlar tarafından belirlenenler için emeklilik pirim miktarlarını kendilerinin belirleyeceği sistem getirilecektir.
  • Ev kadınlarına emekli olma imkânı sağlayacağız.
  • Herkesin devletin sosyal güvenlik sistemine dahil olması ve bu doğrultuda sosyal devletin gereği olan kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanmasını sağlayacağız.
  • Mesleki sorumluluk sigortasını tıp ve mühendislik gibi alanlarında zorunlu hale getireceğiz.
  • İş kazası ve Meslek hastalıklarına karşı iş kollarının risk durumuna göre ‘Çalışma Kaybı Sigortasını yürürlüğe koyacağız.
  • Tarımda çalışan işçilerin tarım sigortası primlerinde %50 devlet katkısı sağlayacağız.
KADIN, ÇOCUK,YAŞLI VE ENGELLİ HAKLARI
Toplumun yarısını oluşturan anne, eş ve kız kardeş kadınlarımız, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız, geçmişin bize emaneti yaşlılarımız, doğuştan veya kaza sonucu fiziksel ya da zihinsel engelli yurttaşlarımız için pozitif ayrımcılık yapılmasını toplum ve sosyal hayatın gerekliliği olarak görüyoruz.
  • Hayatın her alanında cinsiyet eşitliğini esas alacağız.
  • Partimizde kadınların temsil oranı %50 olacak ve mutlak eşitlik gözeteceğiz.
  • Kadınların toplumun iş, sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel, sportif hayatınher alanında fiili ve yönetici olarak yer almasınısağlayacağız.
  • Kadına karşı şiddeti önleyici yasal düzenleme ve aile içi eğitim programlarınınhayata geçmesini sağlayacağız.
  • Kadınların üniversitede öğrenim görmelerini destekleyeceğiz.
  • Çalışan kadınlar için eşit maaş ve iş yerinde eşit muamele görmesini sağlayacağız.
  • Çocuk yaşta evlilikleri önleyeceğiz.
  • Aile içi şiddet, taciz konularını önlemek için her türlü yasal düzeleme yapacağız.
  • Çocuk haklarına ilişkin yeni bir düzenleme yapacağız. Bu ülkede doğmuş muhtaç hiçbirçocuğu eğitim barınma, beslenme ve sağlık gibi temel haklardan mahrum bırakmayacağız.
  • Çocuklara karşı işlenen suçları önleyici tedbirler alacağız, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması için yasal düzenleme yapacağız.
  • Aile içi şiddet, cinsel ve fiziksel istismar, suça teşvik, çocuk haklarının kısıtlanması gibi fiillere karşı çocukların korunması amacıyla ebeveyn haklarının kısıtlanması için yasal düzenlemeler yapacağız.
  • Koruyucu aile uygulamasının yaygınlaşması için eğitim programları düzenleyeceğiz.
  • Çocuk işçi çalıştırılmasının önüne geçeceğiz.
  • Yaşlılarımız hayatlarının sonbaharını bahar havasında mutlu geçirebilmeleri için koruyucu ve kollayıcı tedbirler alacağız.
  • İhtiyaç duyan yaşlı ve emeklilerimizi kuracağımız Mutlu Yaşam Köyü’ne yerleştireceğiz.
  • Hiçbir yaşlımız sağlık güvencesinden yoksun olmayacak, ekonomik güçlük içinde olanlar sosyal hizmetler bünyesinde sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilmesi için yasal düzenlemeler yapacağız.
  • Engellilerin toplum hayatına aktif katılımını sağlamak, temel hak ve özgürlüklerden her yurttaş gibi faydalanması için toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılmalarını sağlayacağız.
  • Engellilerimiz için düzenlemeleri engelli vatandaşlarımızın görüşleri doğrultusunda yapacağız.
GÜVENLIK
Ülkemizin birliğine ve halkımızın güvenliğine yönelik her türlü iç ve dış tehditle etkin şekilde mücadele edeceğiz. Milli savunma sanayimizi güçlendireceğiz. Dijital teknolojiden de yararlanarak ordu ve polisimizin iç güvenlikte kullanacağı araç ve gereçlerin yüksek teknolojiyle milli üretimini daha da geliştireceğiz. Askerlik bir vatandaşlık görevidir. Bedelli askerliğe son vereceğiz. Ordudaki liyakat ve hiyerarşinin bozulmasına izin vermeyeceğiz. Cumhurbaşkanı ve onun atadığı Milli Savunma Bakanı’nın görevi, Genelkurmay Başkanını atamak ve ülke savunmasıyla ilgili siyasi kararlar almak olacaktır. Genelkurmay Başkanı’nın altındaki atama, terfi ve diğer hususlara siyasi erkin müdahalesine yasal düzenlemeyle son vereceğiz. Orduyu, hükümetin değil, devletin ordusu yapacağız.
  • Emniyetteki her türlü yasadışı yapılanmaya son vereceğiz. Polis ve Jandarma’mızı, devletin ve halkın polisi ve jandarması yapacağız.
  • Emniyet teşkilatındaki tayin, terfi ve atamalar da yeni kurulacak Emniyet Şurası eliyle yapacağız.
  • Emniyet teşkilatına personel alımında, dışarıda iş bulamayanların tercih ettiği bir kurum olmaktan kurtaracağız.
  • Polis amirleri yetiştirilmek üzere meslek içerisinde en az 5 yıl görev yapmış üniversite mezunu polisler arasında yapılacak sınav ile alacağız.
  • Polislerin yer değiştirmesinde sicil sırası esas alınacaktır.
  • Emniyet teşkilatı çalışanlarının özlük hakları ve çalışma şartları insan haklarına uygun şekilde yapacağız.
YASADIŞI GÖÇ VE YABANCI GÖÇMENLER
Türkiye özellikle, Ortadoğu, Asya ve Afrika kaynaklı yabancı göç istilasına maruz    kalmaktadır. Günümüz verilerine göre Türkiye’de yirmi dokuz küçük ülkenin toplam nüfusu kadar göçmen yaşamaktadır.
  • Ülkemize yasadışı göçmen girişine son vereceğiz.
  • Düzensiz ve yasa dışı gelen bütün yabancılara keyfi ve liyakatsiz verilen T.C. vatandaşlıkları ile oturma ve çalışma izinlerini iptal ederek, istisnai durumlar dışında, gelenleri ülkelerine geri göndereceğiz.
  • Sınır güvenliğini artıracağız ve Hatay’dan Ardahan’a kadar sınırımızı özel teknoloji ile koruyacağız.
DIŞ POLİTİKA
Türkiye’nin temel hak ve çıkarlarını esas alan milli, saygın ve sözü dinlenir bir politika yürüteceğiz. Mevcut bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimize ilaveten çok boyutlu dış politikanıngereği olarak özellikle sınır komşularımız ve Türk Cumhuriyetleri ile daha güçlü iş birliği mekanizmaları oluşturacağız. Bunu yaparken devlet dışı aktörleri değil, bu ülkenin merkezi hükümetlerini muhatap alacağız. Dış Politikada aklı, konjonktürü, dengeleri ve çıkarları gözeterek, gerçekçi bir yaklaşım sergileyeceğiz. Türkiye’nin konumu, kaynakları ve potansiyeli itibariyle bölgesel ağırlık merkezinin tam göbeğinde yer almasını sağlayacağız ve uluslararası sistemin başat aktörü olacağız.Bu çerçevede, AB ile tıkanan müzakere sürecinin durumu dahil atılduruma düşmüş pek çok girişimin geleceğini tekrar masaya yatıracağız. Rejim değişikliği adı altında başka ülkelerin iç işlerine karışmayacağız. Bununla birlikte, oluşturulacak güçlü üretim, özgür toplum, kurumsal demokrasi ve teknolojik gelişimiyle, başka sorun yaşayan ülkeler için cazibe ve örnek model teşkil etmek suretiyle, yumuşak güç unsurlarımızla, bu ülkelerdeki dönüşüme katkı sağlayacağız.
  • Ermeni iddialarına karşı güçlü mücadele vereceğiz.
  • Teröre karşı etkin bir mücadele sergileyeceğiz.
  • Ege’de işgal edilen ada, adacık ve kayalıklarımız konusunda kararlı bir tutum sergileyeceğiz.
Kıbrıs’ta fiyaskolarla sonuçlanan müzakere tiyatrosuna son vereceğiz ve masadan kalkacağız.Bu çerçevede, KKTC’yi uluslararası topluma tanıtacağız. Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunacağız. Ancak, her türlü senaryoya hazırlıklı olabilmek amacıyla; İdlib, Afrin, Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı alanlarını tek meclis ve tek idareye dönüştürerek, gelecekte en iyi ihtimalle federal olması muhtemelSuriye Anayasasında, diğer ortaya çıkabilecek bölgeler gibi ayrı bir bölge olmasını sağlayacağız. Lozan Antlaşmasıuyarınca, ülkemizdeki azınlık statüsünde olan bütün vatandaşlarımızı, diğer vatandaşlarımıza sağlanan haklardaeşit kılacağız. AB, Avrasya, Asya-Pasik, Afrika, ABD ve Latin Amerika ile karşılıklı saygı ve çıkarlara dayalı stratejik planlar hazırlayacağız.